REKLAMSIZ KESİNTİSİZ SİNEMA KEYFİ TRT 1 HER ÇARŞAMBA SAAT:20:30

lobudlar_devriliyor musâmere.blogcu


YENİ RADIO YAYINI FM'İN SONU Beyin göçü - okuryazar - Blogcu



okuryazar

okuryazar

hem okudum hemde yazdım
blogmedya farkı ile sofinin dünyası visitor stats
  • Profilim
  • Arşiv
  • Son Yazılarım

  • Arkadaşlarım

  • Kategorilerim

  • Bağlantılarım

  • Beyin göçü

    Cumartesi, Eylül 20, 2007
    Kategori: AREFE

    Hz. Muhammed'in Miraç'a çıktığı yerdir.O, yerle gök arasında asılı duran Muallak Taş, ilk kıble ve Kabe'deki Hacer'ül Esved'in eşidir.


    Günün Sözü
    Dünya düşünenler için bir komedi, duyanlar için bir trajedidir.
    Walpole
    Tarihte Bugün
    Takvimler 20 ekim tarihini gösterdiği zaman...1978 yılında,
    İTÜ Elektrik Fakültesi Dekanı, Ord.Prof.Bedri Karafakioğlu, İstanbul'da uğradığı silahlı saldırı sonucunda yaşamını yitirdi.
    1992 yılında,
    Bingöl'ün Solhan ilçesi Hazarşah köyü yakınlarında, bir otobüsü durduran teröristler 19 yolcuyu kurşuna dizerek öldürdü, 6 kişiyi yaraladı.


    Murat Belge Beyin göçü

    Murat Belge

    20/10/2007 (22 kişi okudu)

    Üstünden epey geti, 12 Ekim tarihli Radikal'de kısa bir haber çıkmıştı: Beyin göçü hakkında. Türkiyeli, burada veya dış ülkelerde iyi bir yükseköğrenim görmüş olanların yüzde 59'u yabancı ülkelere yerleşip orada yaşıyormuş.
    'Beyin güçü' dediğimiz bu olay bütün dünyada ciddi bir sorundur. 'Bütün dünya' deyince, tabii zengin ülkelerde, örneğin Amerika'da sorun falan değil, çünkü onlar bu olayın semeresini görüyorlar. Yetiştirmek için hiç masrafa girmedikleri, nitelikli bir entelektüel birikim ayaklarına geliyor, hizmetlerine giriyor; onlar da, taş atıp kolları yorulmadan, bu birikimden yararlanıyorlar.
    Ama entelektüel gücü kaybeden, durmadan kaybetmekte olan ülkelere baktığımızda, artık bir 'olay'dan değil, ciddi bir 'sorun'dan söz etmeye başlıyoruz.
    Son zamanlarda bu genel konunun en iyi bilinen özgül örneği Hindistan'dan Amerika'ya kayan bilgisayarcılar. Epey yüksek rakamlara vardığı söyleniyor. Ama süreç kendisi zaten her an işlemekte. Hindistan çok ilginç, çelişkili bir yapısı olan bir toplum tabii. Gerçekten nitelikli aydın kişi yetiştirebiliyor. İngilizce yayında dünyada üçüncü geliyor (demek ki ABD ile Britanya'dan sonra, ama Avustralya ve Kanada'dan önce). Hintli entelektüeller gerçekten birinci sınıftır. Gelgelelim, ülkede yoksulluktan, sefaletten geçilmez. Bu da kaçınılmaz olarak bu süreci işletiyor; yolunu bulan, daha rahat ve daha medeni koşullarda yaşamak üzere, genellikle İngilizce konuşulan bir ülkeye kapağı atıyor.
    'Beyin göçü'nü dürtükleyen, ona zemin hazırlayan koşul her yerde ve her zaman yoksulluk mudur?
    Ekonomik koşulların insan hayatında nasıl belirleyici bir rol oynayabildiğini bir kere daha konuşmanın âlemi yok. Elbette ekonomi, yoksul ve zengin ülke farkı, burada birinci derecede etkili. Gene de, tek 'dürtü'nün ekonomik olduğu kanısında değilim. Ekonominin yanında siyasi koşullar, 'demokratik bir ortam'ın varlığı veya yokluğu, söz konusu durumun ortaya çıkmasında pay sahibi. Tabii denebilir ki, ekonomisi bir raya oturmamış toplumlarda siyasi demokrasi de en azından hep sallantıdadır ya da bunu tersine çevirip diyebilirsiniz ki demokrasinin yaşanamadığı bir toplumda ekonomiyi de bataktan çıkarmak zordur.
    Türkiye, 60'larda başlayarak, hatırı sayılır bir 'kol gücü' ihraç etti. Anlaşılır bir şeydi, çünkü burada, yaratılan nüfusa iş bulmak zordu, doyurucu ücret vermek zordu; her şey zordu (Bu 'nüfus' konusuna tekrar tekrar dönmek gerekiyor).
    Ama şimdi okuyanın yüzde 59'u dışarı gidiyor... Bunun öncelikle ekonominin dayattığı bir tercih olduğunu pek düşünemiyorum, doğrusu. Türkiye'de Hindistan gibi boğucu bir sefalet yok, hiç olmadı. Ama gerçekten 'boğucu' sayılacak başka şeyler var: özellikle de iyi öğrenim görmüş aydın kesim için. Bir sokak kabadayısının Nobel almış yazara 'akıllı ol!' diye bağırabildiği ve bütün 'müesses' ve 'müşekkel nizam'ın bunu bağırandan yana bir biçimde işlediği bir toplumda, neyin 'boğucu' olduğunu uzun uzun tartışmaya gerek var mı?
    Aslında, evet, var. Durmadan tartışmak gerek. Yüzde 59'un yaptığını ciddiye almak gerek.

    EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

    Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder
    0 yorum yazilmistir
    « Önceki - Sonraki »